LİPÖDEM
Lipödem, özellikle bacaklarda ciltaltı yağ dokusunun anormal artışı ile karakterize kronik ve ilerleyici bir yağ doku hastalığıdır. Bacak ve/veya kollarda şişlik ve genişlemeler simetrik ve genellikle ağrılı olup gövde, el ve ayaklar korunmuştur.
Tüm dünyada erişkin yaştaki kadınların yaklaşık %11 kadarını (her 9 kadından 1’i) etkilemektedir.Hormonların ve genetik yatkınlığın lipödem gelişiminde etkili olduğu düşünülmektedir. Lipödemli kadınların %60’ında aile hikayesi mevcut. Otozomaş dominant inkomplete geçiş gösterir.
Lipödem kadınlarda, genellikle ergenlikte, doğum sonrası ya da menopoz gibi hormonal değişikliklerin olduğu dönemler sırasında/sonrasında görülebilmektedir. Hemen her zaman anne, hala, teyze gibi akrabalarda aynı hastalık mevcuttur.
Vücut şekil bozukluğunun yanında bacaklarda ağrı, dokunmakla hassasiyet ve kolay morarma eşlik edebilmektedir.

– EVRE 1: Deri yüzeyi normaldir,yağ dokusu artmıştır ve palpasyon ile yumuşaktır. Küçük nodüller içerebilir.
– EVRE 2: Deride portakal kabuğu görüntüsü mevcuttur. Daha geniş yağ kütlesi bulunmaktadır. Subkutan dokuda nodüler değişiklikler artmıştır.
– EVRE 3: Diz mediali, kalça laterali ve ayakbileği çevresinde simetrik geniş yağ lobülleri, deri katlantıları mevcuttur.
– EVRE 4: Lenfödemin eşlik ettiği lipödem(lipolenfödem)
LİPÖDEM TİPLERİ
– TİP 1: Pelvis ve kalçalar.
– TİP 2: Kalçadan dize kadar
– TİP 3: kalçadan ayak bileğine kadar
– TİP 4: Kollar
– TİP 5: İzole alt bacak

LİPÖDEM TEDAVİSİ
Lipödem tedavisinde amaç yağ doku birikiminin artışını engellemek, azaltmak; doku hassasiyetini ve dokudaki morarmaları azaltmaktır. Kısacası hastanın şikayetlerini azaltmaktır.
Bunun için en önemlisi beslenme alışkanlığını değiştirmektir. Diet yapmaktan bahsedilmiyor. Tüm yaşam boyunca sürecek bir yemek alışkanlığı geliştirmektir. Aslında lipödemin çözümü kişinin kendisindedir. Obezitenin, lipödemde alevlendirici faktörlerin en büyüğü olduğu düşünülmektedir. Yüksek insülin düzeyleri adipogenez ( yağ yapımını) arttırır. Beslenme değişikliği/temiz beslenme ise kan şekeri ve insülin düzeylerindeki aşırı yükselmeleri önler. Böylece adipogenezi azaltır.
Tüketilmemesi gereken gıdalar:
– Pastörize süt ürünleri ( sert peynirler)
– Süt ( laktozsuz nadiren tercih edilebilir)
– Karbonhidrat (pilav,makarna,ekmek,hamurişi….)
– Patates, havuç,bezelye gibi besinler (nişasta oranı yüksek)
– Üzüm, muz, hurma,kavun gibi glisemik indeksi yüksek meyveler
– Paketli , hazır gıdalar
– Yapay koruyucular ve tatlandırıcılar
– Tuz tüketimi ödem kontrolünde rol oynar, ne kadar fazla tuz tüketirseniz ödeminiz daha fazla artar. Günlük en fazla 5 gram tuz( 1 çay kaşığı) tüketiniz, mümkün olduğu kadar tuz alımızı sınırlayınız. Tuz ile birlikte salamura besinler, turşu, hazır paketli gıdaların tuz içeriği çok yüksektir. Bu besinleri tüketmekten kaçınınız.
Önerilen besinler:
– Sebze , protein( et, yumurta) ağırlıklı beslenme önerilmektedir.
– Zeytinyağı kullanmaya özen gösterilmeli ve haftada ki kez balık tüketilmelidir.
– Karabuğday unu(glütensiz), siyez unu(az da olsa glüten içerir), greçka( karabuğday bulguru), siyez bulgur, kinoa, chia tohumu
– Ev yoğurdu, kefir, lor peyniri, labne peynir
– Su tüketimi çok önemlidir. Günlük 8-10 bardak tüketmeye özen gösteriniz, su tüketmekten kaçınmayınız.
– Karpuz porsiyon kısıtlmalı
– Kiraz,erik,çilek tüketilebilir ama 1 posriyonu geçmemeli.
YAYINLARDA AKDENİZ DİYETİ, KETOJENİK DİET, DÜŞÜK KARBONHİDRATLI DİETLER BAŞARILI BULUNMUŞTUR.
BESLENME ÖNERİLERİNİN AYRINTILARINI LİPÖDEM BİLGİSİ OLAN DİETİSYENİNİZE DANIŞINIZ.
Fiziksel olarak daha aktif ve normal vücut ağırlığına sahip olan lipödem hastalarının, obez ve hareketsiz hastalara göre durumlarının daha iyi olduğu bildirilmiştir.Yürüyüş, su içi egzersizler, bisiklet, yüzme bu hastalar için faydalıdır. Hem hastalığın ilerlemesini engeller hem de şikayetlerde (morarma, ağrı,gerginlik...) azalma sağlar. Yapılan bir araştırmada lipödem hastalarının %79’unda su içi egzersizleri ile birlikte, bacak kalınlığında azalma ve hareketlilikte artış görülmüştür.Kişinin mutlaka yüzmesi gerekmez, yürümesi basit aerobik egzesizler yeterli olur.Ayrıca su içinde bacaklara uygulanan basınç sanki bacakta bir bası giysisi varmışçasına dolaşıma yardımcı olur.( suyun derinliği ile doğru orantılı)
Evre 4 dediğimiz lipödeme lenfödem ( lenfatik dolaşım yetmezliği) eklenmişse altın standart tedavi dediğimiz komplet dekonjestif tedavi / çok katlı bandajlama(KDT) uygulanır. Sonrasında bası giysisi önerilir.
Hiçbir tedaviye yanıt alınamayan hastalarda özel yöntemler içeren, bu konuda yetkin hekimlerce yapılan liposakşın denen yağ aldırma tedavileri uygulanabilir.
BESİN TAKVİYELERİ
TÜM GIDA TAKVİYELERİNDE MEVCUT HASTALIKLARINIZ VE KULLANDIĞINIZ İLAÇLAR AÇISINDAN DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
SELENYUM:
Selenyum, minerali lipödemli bireylerde yapılan çalışmalarda olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Lipödem iyileşme sağladığı belirlenmiştir. Selenyumdan zengin besinler; Tam tahıllar, baklagiller, balık, ay çekirdeği, soğan, turp, sarımsak, mantar, yumurtadır.
Selenyum takviyesi sürekli kullanılmaz. Günlük doz 200 mikrogram/gün. Tedavinin ilk 2 haftası günde 2 tane kullanılabilir. Sonrasında 2,5 ay günde 1 devam edilir. Morarma ,ağrı gibi şikeyetlerde fayda görülürse 3 ay sonunda 1-2 ay ara verilip sonra 3 ay daha kullanılabilir. Yemeklerden 2 saat sonra alınabilir.
Sakinleştirici ilaçlar (barbitüratlar): Selenyum bu ilaçların vücuttan atılımını yavaşlatabilir, etkilerini ve yan etkilerini artırabilir. Warfarin (Coumadin): Selenyum kanın pıhtılaşmasını yavaşlatabilir ve warfarinin etkisini artırarak morarma ve kanama riskini yükseltebilir. Kan sulandırıcı ilaçlar (antikoagülan / antiplatelet): Birlikte kullanıldığında kanama riski artabilir. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (immünsupresanlar): Selenyum bağışıklık sistemini aktive edebileceği için bu ilaçların etkisini azaltabilir.
MAGNEZYUM:
Bacak ağrıları için magnezyum biglisinat ve sitrat formları kullanılabilir. Ek şikayetleriniz varsa onlara göre diğer formlar da tercih edilebilir.Doktorunuza danışınız. Günlük doz 200mg/gün. Yemeklerden 2 saat sonra alınır. Gündüz kullanılması tercih edilmelidir.
BROMELAİN:
Daha çok ödem yükünün arttığı (adet öncesi ve adet döneminde) dönemlerde kullanılabilir. Günlük doz 400-500 mg/gün. Aç karnına ve bol su ile alınır. Ananas hassasiyeti , gebelik, kan sulandırıcı ilaç almak, karaciğer veya böbrek hastalığı olanlarda kullanımı önerilmez.
VİTAMİN C
Vitamin C, lipödemde destek olarak faydalı olabilir. Öncelikle vücutta oluşan zararlı süreçlerin azalmasına yardımcı olur ve dokulardaki hassasiyeti hafifletebilir. Aynı zamanda cilt ve dokuların daha sağlam ve güçlü kalmasına katkı sağlar. Bu durum, lipödemde etkilenen bölgeler için önemlidir. Ayrıca bazı çalışmalarda yüksek doz vitamin C’nin ağrıyı azaltmaya yardımcı olabileceği gösterilmiştir. Bu nedenle lipödemde görülen ağrılar üzerinde de olumlu etkisi olabilir. Genellikle günlük toplam 1 gram (sabah ve akşam 500 mg olacak şekilde) kullanımı önerilmektedir. Ancak bu tür desteklerin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekir.
Vitamin C genellikle güvenlidir; ancak bazı kişilerde baş ağrısı, mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi yapabilir. Yüksek dozlarda migreni tetikleyebilir.Talasemi, G6PD eksikliği, orak hücre hastalığı ve hemokromatozis gibi kan hastalıklarında kullanılmamalıdır. Anjiyoplasti öncesi ve sonrasında önerilmez. Diyabet hastalarında kan şekerini yükseltebileceği için dikkatli kullanılmalıdır.Böbrek taşı öyküsü olan kişilerde ise taş riskini artırabileceği için doktor kontrolünde alınmalıdır.
OMEGA 3
Lipödemde vücutta inflamasyon (iltihap) önemli bir rol oynar. Bu nedenle omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA faydalı olabilir. Bu maddeler, vücuttaki iltihabı azaltmaya ve yağ dokusunun daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.Bu nedenle, lipödemde destek olarak genellikle günlük en az 1 gram EPA + DHA alınması önerilir. Gerekli durumlarda bu doz erken dönemde artırılabilir.
Omega-3 kullanımı genellikle güvenlidir; ancak kanama süresini hafif uzatabilir. Bu nedenle warfarin veya aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde dikkatli olunmalı ve düzenli takip yapılmalıdır. Deniz ürünü alerjisi olanlar ve içeriğe hassasiyeti bulunanlar kullanmadan önce dikkat etmelidir. (EPA’nın omeprazol, atorvastatin ve rosiglitazon ,DHA’nın da statin grubu ilaçlarla bilinen bir etkileşimi yoktur.)Bu açıdan kardiolog veya dahiliye uzmanınıza danışınız.
Lipödem obezite durumu değildir. Fakat lipödem hastalarının çoğunda obezite de eşlik etmektedir. Tabloda iki durumun farkı açıklanmıştır
| LİPÖDEM | OBEZİTE |
Tutulum | Bacaklar,bazen kollar | Tüm vücut |
Beden kitle indeksi | Normal veya artmış | Artmış |
Ağrı,Hassasiyet | Spontan ya da min başınç ile | Ağrısız |
Ciltte morarma | Kolaylıkla | Morarma yok |
Diyet,egzersiz,bariatrik cerrahi | Şişlik iyileşmez veya kötüleşir | Şişlikte iyileşme |
Diyabet görülme sıklığı | Düşük | Yüksek |
Uzm.Dr Feyza Akan Begoğlu
Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği